Hepiniz misafirsiniz,elinizdeki dünya malı da emanettir.Misafir elbette bir gün gidecek ve emanet sahibine verilecektir.Abdullah bin Mes'ud

Bu fani dünya'ya ben ''misafirhane'' ismini verdim.Bu blog sayfam da dünya ile ilgili değişik yorumlara yer vereceğim.Sizlerde bu konu ile ilgili düşüncelerinizi bana e-mail atarak,gönderirseniz,onlarıda severek yayınlarım..Saygılarımla..**Remzi Irmak** e-mail adresim :remzi206@gmail.com
Misafirhane...''evrende bir nokta''
Biz insanlar,bu fani dünyada misafir olarak bulunmaktayız.Bugün varız,yarın yokuz.Bizi yaratan yüce mevla,bize nasıl can verdiyse,birgün gelecek o emanetini geri alacak.Yani bizi ve tüm kazandıklarımızı,sevdiklerimizi,uğruna can verdiklerimizi.. Herşey ama herşey yok olacak.Yani biz yok olacaklar içinmi, birbirimizin boğazını sıkıyoruz,sevdiklerimizi aldatıyoruz,onlara yalanlar uyduruyoruz.Neden hiç uğruna insanlar birbirini öldürüyor,birbirinden nefret ediyor.Buna değermi? Hiç düşündünüzmü,evrendeki varlığımızı..Milyarlarca galaksi var.Milyarlarca galaksinin herbirinde milyarlarca gezegen var.Bizim dünyamızda bu milyarlarca gezegenin içinde bir nokta gibi kalıyor.Bizde o noktanın içindeki noktalar..Buna rağmen insanoğlu yeryüzünde,herşeyi ben yarattım havasıyla geziyor,gururlanıyor,büyükleniyor..Kendisi ölmiyecekmiş gibi,başkalarını öldürüyor,işkence ediyor,aldatıyor.Madem bir gün gelecek,herşey yok olacak,o halde neden kendimize çekidüzen vermiyoruz.Neden daha dürüst olmuyoruz.Bir gün hesap vereceğini hiç kimse unutmamalı,insanlara karşı daha merhametli olmalı,onları sevmeli.Bu yazımda anlatmak istediğim yanlış alaşılmasın.Madem sonuç hiçtir,yangelip yatalım değil,bilakis insanların menfaatine elimizden geldiğince çalışalım,ama haklarımızı ve haklarını koruyarak.Çünkü mizan kurulacak,hesap sorulacak.Ben böyle düşünüyorum,ya SİZ...'' İNSANLAR HÜSRANDADIR,ANCAK;İMAN EDENLER,SALİH AMEL İŞLEYENLER,SABREDİP SABRI VE HAKKI TAVSİYE EDENLER,MÜSTESNA.. ''Asr Suresi''
diğer web-sitem: Gelecek Hepimizin.
 
 

29 Mayıs 2009 Cuma

Tek ayet dünyayı kurtarırdı

Kuran'daki tek bir ayet bütün dünyayı kurtarmaya yeterlidir.İnsanlar sadece bu ayeti uygulasalar dünyadaki sorunların tamamına yakını çözülürdü.

Bu ayet Cuma günleri hutbe bitirilirken imamların okudukları ve anlamını açıkladıkları Nahl süresinin 90.ayetidir:
Muhakkak ki Allah, adaleti, iyiliği, yakınlara yardım etmeyi emreder; hayâsızlığı, fenalığı ve azgınlığı yasaklar. Düşünüp tutasınız diye size öğüt verir”

“Ebu'l Al'a Mevdudi’nin “Tefhimü’l Kur'an” adlı eserinde bu ayetle ilgili şu açıklamalara yer veriliyor:
Üç emir, üç yasak…

Emirler:

“Bu kısa cümlede Allah, dengeli ve sağlıklı bir toplumun dayanağını teşkil eden üç önemli şeyi emretmektedir: Bunlardan birincisi adalettir.

ADALET: Sınırlama olmaksızın herkesin sahip olduğu hakları elde etmesi için gerekli olan düzenlemeleri yapmaktır. Örneğin bütün insanlar, vatandaşlık hakları bakımından eşit olmalıdırlar. Allah herkese ahlâkî, sosyal, ekonomik, kanunî veya siyasî olan tüm haklarının, hak ettiği ölçüde verilmesini emreder.

İHSAN: Emredilen ikinci nokta, "İhsan"dır. Bu kelime iyi, cömert, hoş görülü, affeden, merhametli, nazik olma, bencil olmama... anlamlarına gelir. Toplumsal hayatta bu adalet kadar önemlidir. Çünkü adalet sağlıklı ve dengeli bir toplumun temeli ise ihsan onun mükemmele erişmesidir. Bir taraftan adalet, toplumun haklarını çiğnenmekten ve zulümden korurken, diğer taraftan ihsan, toplumu zevkli yaşamaya değer hale getirir.

SILA-I RAHİM: Emredilen üçüncü nokta ihsan'ın özel bir uygulaması olan sıla-ı rahime (yakın akrabalara) iyilik etmektir. Bu, kişinin sadece akrabalarına iyi davranması, onların acılarını ve mutluluklarını paylaşması ve onlara kanuni sınırlar içinde yardım etmesi anlamına gelmez. İslâm, akrabaları açlıktan kıvranırken zevk ve sefahat içinde yaşamayı büyük bir günah olarak tanımlar. Her bölümün kendi içindeki fakir bireyleri desteklediği bir toplum düşünün! Elbette böyle bir toplum hem ekonomik, hem sosyal, hem de ahlâkî yönden yüce ve saf bir toplum olacaktır.

Yasaklar:

Yukarıdaki değinilen üç iyi özelliğe karşılık Allah aynı ayette, hem bireyi hem de tüm toplumu bozan üç kötülüğü de yasaklamaktadır:

FAHŞA: Arapça fahşa kelimesi, gayrı ahlâkî, müstehcen, kötü, çirkin, adi, edep kurallarına uymadığı için duyulması ve görülmesi uygun kaçmayan şeyleri; zina, fuhuş, homoseksüellik, çıplaklık, hırsızlık, soygun, içki, kumar, dilencilik, ahlaksız konuşma ve benzeri şeyleri içerir. Aynı şekilde bu ahlâksızlıkları toplumsallaştırmak ve yaymak da, örneğin yanlış propaganda, iftira, suçların açıktan işlenmesi, ahlâksız hikâyeler, bu türden gösteriler ve filmler aynı şekilde fahşanın kapsamına girer.

MÜNKER: Genelde insanlar arasında kötü kabul edilen ve tüm diğer ilâhi kanunlar tarafından yasaklanan her şey demektir.

BAĞY: Genel ahlâk kurallarını aşan, Yaratıcı olsun, canlı cansız tüm varlıklar olsun, diğerlerinin haklarını çiğneyen her tür kötü davranıştır.


Keşke insanlar Allah'ın istediği gibi düşünüp, öğüt alabilseydi...

0 yorum: